Bu kırılgan yaşamların içine usulcacık girip oradan bizlere sözlerini bilmediğimiz ezgiler gibi bu imgeleri taşıyan Attila’ya çok teşekkürler. Ebru’dan ışıyan insan yüzlerinde, inanılmaz bir samimiyet ve güvenle, “seyirci” ile göz göze gelmekten kaçınmayan, hatta bazen onunla, bazen kendisi ile dalga geçen, tüm bu seyirlik-seyircilik oyununu alt eden, her şeye değer bir mizah duygusu var. Belki de bizi sıradan gündelik yaşamlarımızın altına serecek rengârenk bir başka dokuma yaratmaya çağırıyorlardır gizlice.
|